15/3/2009

Bilgisayar başı işlerde boyun fıtığına dikkat

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Rektörü ve Beyin Cerrahı Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz, yaptığı açıklamada, boyun fıtığı bulunan kişilerin, hastanelere genellikle boyun tutulması ve kollara vuran ağırlar nedeniyle geldiğini belirtti.

Nemli bölgelerde kıkırdaktaki zorlanma sonucu boyuna darbe gelirse bel, sırt, diz ve kalça ekleminde kireçlenmeler olduğunu anlatan Açıkgöz, şöyle konuştu:

''Su tutma özelliği bulunan kıkırdak yastıklar yardımlarıyla boyun ve bel kısmı her yöne hareket etmektedir. Bu kıkırdak yastıkları, boyunda, zorlamanın yanı sıra ağır kaldırma, merdivenden düşme ve trafik kazası gibi darbelerle fıtıklaşır. Bu bölgede en hassas organ olan omurilik bulunduğundan fıtık, boyun ve bel sinirlerine baskı yapar. Böylece kollarda ağrı, tuvalet ihtiyacının karşılanması ve yürüme sorunlar ortaya çıkabilir. Boyun fıtığı, özellikle sürekli bilgisayar başında ve klima altında çalışan bankacılar için risk faktörüdür. Aynı risk saatlerce mikroskop altında ameliyat yapan beyin cerrahları için de geçerlidir.''

-YÜRÜYÜŞ VE YÜZME ÖNERİSİ-

Açıkgöz, boyun fıtığı olanların yatarken yüksek yastık kullanmalı ve yan yatmaları gerektiğine işaret ederek, şöyle dedi:

''Boyun fıtığında en iyi tedavi yöntemi bilinçli yürüyüş ve yüzmedir. Haftada 2 gün 30 dakika sıcak suda yüzülmesi adaleleri gevşetir, insanı rahatlatır. Fıtıklarda genellikle tıbbi tedavi uyguluyor, boyunluk takılmasını öneriyoruz. Bu hastaların önemli kısmı 10 günde iyileşebiliyor. Daha sonra kişilerden boyun jimnastikleri yapmalarını istiyor, bazılarına da fizik tedavi uyguluyoruz. Ameliyatı son çare olarak düşünüyoruz.''

Alıntı: http://www.yetenek.com/articles_detail.asp?id=745

15/3/2009

Günün enerjisi kahvaltıda gizli

Öğünler içinde 'en önemli' olarak nitelendirilen sabah kahvaltısında yenilen besinlerin miktar ve içeriği günün verimli geçmesini sağlıyor. Uzmanlara göre, güne istekli başlamak ve elverişli bir biçimde sürdürmek için kahvaltıda yenilenler önem taşıyor.

Çocuklarda okul başarısının düştüğünü anlatan Özkul, "Hastalıklara karşı vücut direnci azalır, yorgunluk ve bitkinlik meydana gelir. Doygunluk sağlanması ile birlikte bu durum ortadan kalkar. Bedenin düzenli çalışması için kan şekerinin belirli bir düzeyde olmasının önemini bilmemiz lazım." şeklinde konuştu.

Özkul, "Düzenli aralıklarla uygun miktarlarda beslenildiğinde ise kan şeker düzeyi alçalıp yükselmiyor ve vücut düzenli çalışabiliyor. Kahvaltı yapmayanlarda iş verimi önemli ölçüde azalır, anlama ve kavrama hızı düşer. Bu kişiler egzersiz yaptıklarında baş dönmesi, bulantı ve kusma şikâyetleri meydana gelir. Düşük protein içeren kahvaltıdan sonraki ikinci ve üçüncü saatler arasında kan şekerinin açlık seviyesinin altına düştüğü belirlenmiştir" dedi.

Cihan